Hürmüz Boğazı’ndaki Mayın Temizliği İçin 6 Aylık Süre Belirleniyor

ABD medyasında yer alan haberlere göre, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesinin tamamlanmasının altı ay sürebileceği öne sürüldü. Ayrıca, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları sona ermeden bu işlemin gerçekleştirilme olasılığının düşük olduğu belirtildi. Washington Post’un ismi açıklanmayan üç yetkiliye dayandırdığı habere göre, Pentagon’dan üst düzey bir yetkili, ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu üyelerine yaptığı gizli sunumda mayın temizleme süreci hakkında bilgi verdi. Yetkililer, Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme işlemlerinin altı ay alabileceğini ve bu faaliyetlerin, devam eden çatışmalar sona ermeden başlatılmasının pek mümkün görünmediğini ifade etti.

Kongre üyelerinin, İran’ın Hürmüz Boğazı çevresine “20 veya daha fazla” mayın yerleştirmiş olabileceği ve bazı mayınların GPS teknolojisiyle uzaktan kontrol edildiği konusunda bilgilendirildiği aktarıldı. Bu durum, ABD güçlerinin mayınların tespit edilmesinde zorluk yaşadığı anlamına geliyor. Öte yandan, Pentagon, Washington Post’un mayın temizleme süresiyle ilgili sorularına yanıt vermedi.

Son dönemde yaşanan olaylara bakıldığında, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırılar sonucunda çatışmalar bölgeye yayılmış, 8 Nisan’da ise iki haftalık bir ateşkes ilan edilmiştir. ABD ve İran, 11 Nisan’da Pakistan aracılığıyla müzakerelere başlamış, ancak görüşmelerin “anlaşma sağlanamadan” sona erdiği bildirilmiştir. ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın talebi üzerine, İran’ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını açıklamıştır. Trump, “İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan’dan gelen talepler doğrultusunda, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar saldırılarımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle orduma ablukayı sürdürmeleri ve hazır kalmaları talimatını verdim. Dolayısıyla, (İran’ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağız.” şeklinde ifadelerde bulundu.

Author: Elif Demir